Kapadokya kayserinin mi? İlk kez bu soruyu duyduğum an Değerli ziyaretçiler, Gundemekspres ekibi bu yazısında “Kapadokya kayserinin mi” konusunu tüm yönleriyle aktarıyor. Bazı sorular var ki, insanın kulağına sıradan gibi gelir ama içinde yıllarca biriken duyguları bir anda harekete geçirir. “Kapadokya kayserinin mi?” sorusu benim için tam olarak böyleydi. Kayseri’de doğup büyümüş biri olarak, coğrafya derslerinde bile bu konuyu çok fazla düşünmezdim. Haritalar netti aslında: Kayseri ayrı, Nevşehir ayrı, Kapadokya ise sanki ikisinin arasında bir hayal gibiydi. Ama insan büyüdükçe haritalar değişmiyor, sadece içindeki anlam değişiyor. Ben 25 yaşındayım. Kayseri’de yaşıyorum. Günlük tutarım. Bazen yazdıklarımı kimseye göstermem ama yine de…
Yorum BırakEtiket: bir
Değerli Gundemekspres okurları, bu makalemizde “Banka kartı bulunca ne yapmalı” konusunda bilmeniz gereken her şeyi derledik. Banka kartı bulunca ne yapmalı? İlk an: durup düşünmek Ankara’da, özellikle Kızılay civarında yürürken yere düşmüş bir şey görmek çok sıradan bir durum. Bir gün üniversite yıllarından kalma bir alışkanlıkla Tunalı’ya doğru yürürken kaldırımın kenarında bir banka kartı gördüğümde aklımdan geçen ilk şey şuydu: “Banka kartı bulunca ne yapmalı?” Eğilip kartı elime aldığımda etrafımdan geçen insanların aceleci adımları, kulaklıklarından sızan müzikler, kimsenin aslında böyle küçük bir ayrıntıya dikkat etmediğini gösteriyordu. Kartın üzerinde isim vardı ama fotoğraf yoktu. İşte o an, basit gibi görünen bir…
Yorum BırakGranit Kaplama Soyulduğunda Ne Olur? Geleceğe Bırakılmış Küçük Bir Çatlağın Büyük Hikâyesi Değerli Gundemekspres takipçileri, bu yazımızda “Granit kaplama soyulduğunda ne olur” ile ilgili sık sorulan soruları yanıtlıyoruz. Ankara’da bir akşam mutfağa bakarken fark ediyorum: tezgâhın köşesinde küçük bir soyulma. İlk başta önemsemiyorsun. “Bir şey olmaz” diyorsun. Ama sonra aklına şu soru takılıyor: Granit kaplama soyulduğunda ne olur? Basit bir yüzey sorunu gibi duruyor ama aslında mesele sadece mutfak tezgâhı değil. Bu küçük aşınma, hem bugünün kullanım alışkanlıklarını hem de gelecekte evlerle kurduğumuz ilişkiyi sorgulatıyor. Belki de 5–10 yıl sonra evlerimiz, malzemelerimiz ve hatta yaşam tarzımız bu tür küçük deformasyonların…
Yorum BırakSüt ve Kahve: Zihnimdeki Çatışma Merhaba! Gundemekspres sayfasında bugün “Süt ile hangi kahveler yapılır” konusunu tüm yönleriyle ele alıyoruz. Süt ile hangi kahveler yapılır? sorusunu düşünürken, içimdeki mühendis hemen hesaplamaya başlıyor: süt oranı, kahvenin yoğunluğu, köpük stabilitesi… Bir yandan da içimdeki insan tarafı fısıldıyor: “Ama sonuçta önemli olan tadı, dokusu ve o sıcak hissi!” İşte tam bu noktada, kahve ve süt ilişkisi, sadece bir içecek meselesi olmaktan çıkıyor, kültürel, estetik ve kişisel bir deneyime dönüşüyor. Espresso Bazlı Sütlü Kahveler Analitik tarafım diyor ki: Espresso, güçlü ve yoğun aromasıyla bilinir. Süt eklemek, asidik ve acı profili yumuşatır. Latte, cappuccino ve flat…
Yorum BırakAlmanya mı Daha Sıcak, Türkiye mi? Sosyal Adalet ve Çeşitlilik Perspektifi Gundemekspres ailesine merhaba! Bu içerikte “Almanya mı daha sıcak Türkiye mi” hakkında kapsamlı bir rehber hazırladık. İstanbul’da sabahları metrobüste ayakta dururken, farklı hikâyeler gözlemliyorum. Karşımdaki kadın elinde dosyalarla işine yetişmeye çalışıyor; yanındaki genç adam kulaklık takmış, telefonuna bakıyor; arka sırada ise yaşlı bir çift sessizce birbirine bakıyor. O an kafamda şu soru beliriyor: Almanya mı daha sıcak, Türkiye mi? Ama bu sıcaklık sadece hava ile ilgili değil. Sıcaklık, insanların birbirine yaklaşımı, toplumsal cinsiyet eşitliği, çeşitlilik ve sosyal adaletle de ilgili. İçimdeki STK çalışanı tarafı der ki: “Sokaktaki gözlemler, teoriyi…
Yorum BırakDeğerli ziyaretçiler, Gundemekspres ekibi bu yazısında “İnterfaz G1 evresinde organel sayısı artar mı” konusunu tüm yönleriyle aktarıyor. İnterfaz G1 evresinde organel sayısı artar mı? Hücrenin “arka plan hazırlığına” Ankara’dan bakış Bazen sabah işe giderken metroda kulağımda podcast dinlerken, aklıma üniversitede biyoloji dersinde zorlandığım bir konu geliyor: hücre döngüsü. Özellikle de “İnterfaz G1 evresinde organel sayısı artar mı?” sorusu… O zamanlar bana çok teorik gelirdi. Şimdi veriyle çalışan biri olarak geriye dönüp baktığımda, aslında o sürecin ne kadar “gerçek hayat gibi” ilerlediğini daha net görüyorum. Ankara’da yaşıyorum, 25 yaşındayım. Ekonomi okudum ama iş hayatında veriyle uğraşınca fark ettim ki, hücrelerin yaptığı…
Yorum BırakGürcistan Hangi Köken? Güç, Kimlik ve Vatandaşlığın Sınırında Bir Ülke Bir siyaset bilimci olarak, güç ilişkilerinin yalnızca devlet kurumlarıyla sınırlı olmadığını; tarih, kültür ve toplumsal cinsiyetin dokusunda gizli olduğunu bilirim. Bu çerçevede Gürcistan’ın kökeni sorusu da, sadece etnik bir merak değil; aynı zamanda iktidar, ideoloji ve kimlik arasındaki gerilimin yansımasıdır. Peki, Gürcistan hangi kökenin ürünüdür? Bir ulus mu, bir imparatorluk mirası mı, yoksa modernleşme sürecinin doğurduğu bir siyasal tahayyül mü? Tarihin Eşiğinde: Gürcistan’ın Siyasal Kökeni Gürcistan’ın siyasal kökeni, Kafkasya’nın çok katmanlı yapısında şekillendi. Antik Kolhis ve İberya krallıklarıyla başlayan bu tarih, Bizans ve Pers imparatorlukları arasındaki güç dengesinin bir ürünüydü.…
8 YorumEv Yapımı Şarap Alkol Oranı Nasıl Ölçülür? – Edebiyatçı Perspektifinden Bir İnceleme Kelimenin gücü, bir şairin elinde sıvı bir nehir gibi akar, zamanla şekillenir, büyür ve dönüştürür. Tıpkı bir şarap yapımının süreçleri gibi, kelimeler de benzer bir yolculuğa çıkar. Anlatılar, anlatıcısının dokunuşuyla hayata gelir ve her damlasında farklı tatlar, duygular ve anlamlar barındırır. Tıpkı şarap gibi, kelimeler de yıllandıkça farklılaşır, anlam derinlikleri artar. Şarap yapımının en önemli noktalarından biri olan alkol oranının ölçülmesi de, bir şairin eserine koyduğu anlamı ölçme çabası gibi, dikkat ve titizlik gerektirir. Ev Yapımı Şarap ve Alkol Oranı: Bir Metaforun Derinliği Ev yapımı şarap yapmak, bir…
8 YorumRetina Hücreleri Yenilenir mi? — Psikolojik Bir Mercekten Bakış Bir Psikoloğun Gözünden: Görmenin ve Umudun Sınırları İnsanın davranışlarını anlamaya çalışan bir psikolog olarak, hep aynı temel soruya dönüyorum: İyileşme gerçekten mümkün mü? Bu soruyu bazen bir travmanın ardından, bazen bir ilişkide, bazen de fiziksel bir hasar karşısında sorarız. Ama bugün bu soruyu biyolojiden değil, psikolojiden sormak istiyorum: Retina hücreleri yenilenir mi? Bu, yalnızca bir fizyoloji konusu değil; aynı zamanda insanın “yenilenme” kapasitesine dair bir metafordur. Göz, dünyayı algılamamızın en güçlü aracıdır. Retina ise bu algının nöropsikolojik kapısıdır. Bu hücreler zarar gördüğünde, yalnızca görme kaybolmaz; aynı zamanda “dünyayı anlama biçimimiz” de…
8 YorumPlanetaryum Hangi İllerde Var? – Gökyüzünü Anlatan Salonlardan Toplumsal Dönüşüme Bir tarihçi olarak geçmişi anlamak, sadece tozlu belgelerde gezinmek değildir. Bazen geçmiş, bir yıldızın ışığında, bir çocuğun göğe bakan gözlerinde saklıdır. Gökyüzüne dair merak, insanlığın en eski dürtülerinden biridir. Planetaryumlar bu merakı bilimsel, sanatsal ve eğitsel bir biçimde yaşatan modern tapınaklardır. Gökyüzüyle insan arasında köprü kuran bu yapılar, aslında insanlığın tarih boyunca sürdürdüğü “bilme ve anlamlandırma” yolculuğunun bugünkü izdüşümüdür. Gökyüzünün Hikâyesi: Antik Çağdan Modern Planetaryumlara Gökyüzüne bakmak, tarih boyunca insanın evrenle diyalog kurma biçimiydi. Mezopotamya rahipleri yıldızların hareketini kaydederken, Antik Yunan filozofları gök cisimlerinin tanrısal düzenini tartışıyordu. 20. yüzyıla gelindiğinde,…
8 Yorum